Türklerde Kakmacılığın Tarihçesi
Türkler kakmacılık sanatına değişik bir boyut ve derinlik kazandırmışlardır. Özellikle islâmiyetin etkisi ile motif zenginliğinin eşsizliği birleşerek günümüze de ulaşan nadide kakma sanat eserleri yapılmıştır.
Osmanlı Sultanlarının hemen tamamı en az bir sanat dalını icra etmek üzere yetiştirilmişlerdir. Bu sanatların en yaygın olanı ise ahşap el sanatları olmuştur. Özellikle kakmacılık sanatı; daha çok saray eşyaları, ev eşyaları, takılar ile silah ve kılıfları üzerine uygulanmıştır. Masa, ayna çerçevesi, sehpa, dolap, tepsi, çeşitli panolar, rahle, bıçak, kama, tabanca ve tüfek kabzaları, beşik, çekmece gibi eşyalarda süsleme olarak görülür. Kakmacılık, cami ve türbelerdeki dolap, mihrap ve vaaz kürsüsü gibi gibi alanlarda da yaygın olarak kullanılmıştır.
Osmanlılar, bilinen tekniklerin yanı sıra kakmacılıkta; sedef, şimşir, maun, altın, gümüş, yakut ve kıymetli taşları da kullanmışlardır. Topkapı Sarayı Müzesi Hazine Dairesinde sergilenen Osmanlı padişahı 1. Ahmet’in tahtı, kakmacılığın en güzel örneklerindendir. Osmanlı Döneminden günümüze; rahle, kur’an muhafazası, sehpa, sanduka gibi kakmacılık tekniğiyle süslenmiş eserler kalmıştır.
İstanbul’daki Türk-İslâm Eserleri Müzesi ile Ankara’daki Etnografya Müzesinde kakma tekniği ile süslenmiş çok değerli örnekler sergilenmektedir.
Günümüzde kakmacılık, el sanatları olarak uygulanmaktadır. Hediyelik eşyalar, sehpalar, kutular, sandıklar ve tavlalar kakma tekniği ile süslenebilmektedir.
Ayyıldız Ahşap
|